• https://www.facebook.com/bsgmedya@hotmail.com
  • https://www.twitter.com/bsgmedya@hotmail.com
BSGMEDYA TANITIM VİDEOSU

BSGMEDYA
 
 
TANITIM

BİR KİTAP
ULUSAL GAZETELER
BASINDA 35. YILIMIZ

KESK adına açıklama yapan Eğitim Sen Şube Başkanı Ali Ekber Beyaz, Çorum'daki covid 19 vakalarını değerlendirdi

  1.  
  2. ÖLÜM KORKUSUYLA
  3. YAŞAMAK İSTEMİYORUZ!
  4.  

 

20 Kasım 2020

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) adına açıklama yapan Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Ali Ekber Beyaz, ‘Aylardır tüm dünyayı saran, milyonları evine kapatan, yüz binlerce insanın yaşamına mal olan bir salgınla yatıp kalkıyoruz. ‘Kapitalizm sağlığa zararlıdır’ söyleminin ne kadar doğru olduğunun tekrar tekrar kanıtlandığı bir dönemden geçiyoruz.’ dedi.

Sadece emek sömürüsünden değil, doğaya karşı yıkıcı politikalardan da beslenen kapitalizmin yarattığı tahribatlarla çevreyle ilgili yıkımı nasıl derinleştirerek salgın hastalıklara yol açtığının çok daha net görünür hale geldiğini kaydeden Beyaz; ‘Buna rağmen kapitalist sistem en temel hak olan sağlık hakkını da ortadan kaldırarak kendisinin yarattığı salgın hastalıklara karşı başta dar gelirli kesimler olmak üzere toplumu tamamen savunmasız bırakmaya devam ediyor.’ ifadelerini kullandı.

Çorum’da yükselişe geçen Covid-19 salgınından sonra, Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yetersizliği başta olmak üzere bir çok konuda açıklamalarda bulunan Beyaz; ‘ Tüm kamu hizmetleri gibi sağlık alanını da piyasanın, sermayenin insafına terk eden, özelleştiren, milyonların en temel hakkı olan sağlık hakkını paraya tahvil eden neoliberal politikaların merkez üssü durumundaki ABD, Fransa, İngiltere, İtalya gibi gelişmiş kapitalist ülkelerin yaşanan salgın krizinden en çok etkilenen ülkeler olması tesadüf değildir.

Kapitalist sistemin hâkim olduğu dünyada sürekli olarak “virüs zengin fakir ayırmıyor” propagandası pompalansa da güneş balçıkla sıvanmıyor. Koronavirüs salgınının faturası hala devam eden ölümlerle, artan işsizlikle koruyucu sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılan dar gelirlilere yoksullara, emeği ile geçinen işçilere, emekçilere kesildi, kesiliyor.’ dedi.

  1.  
  2. ‘ÇORUM’DA ALINAN
  3. TEDBİRLER YETERSİZ’
  4.  

Çorum’da alınan tedbirlerin yetersiz olduğunu belirten Beyaz, kamu kuruluşlarının, öğretmen ve öğrencilerin, sanayi bölgelerinin virüse yakalanma olasılığına dikkat çekerken, açıklamasının devamında şunları dile getirdi:

‘11 Mart 2020 tarihinde ilk vakanın tespitinden itibaren tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de COVID-19 salgını en hayati gündemlerin tepesine yerleşmiştir.Bir taraftan ‘evde kal’ çağrıları, kampanyaları yapılırken milyonlarca işçi, kamu emekçisi adeta silahsız cepheye sürülerek salgın tehdidine rağmen çalışmak zorunda bırakılmıştır. 13 Mart 2020 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile idari izinli sayılanalar dışında kalan, başta insanüstü bir gayret gösteren sağlık çalışanları olmak üzere kamu emekçilerinin ağırlıklı kısmı salgın tehdidine rağmen çalışmaya devam etmiştir. Ne yazık ki salgına karşı tedbirler kapsamında açıklanan ekonomi paketleri de dar gelirlilerin, ücretli kesimlerin iş ve gelir kaybını telafi edici olmanın çok uzağında kalmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere sağlık otoritelerince en çok dikkat çekilen; ‘virüs fiziksel mesafenin korunmadığı kalabalık- yoğun ortamlarda çok daha hızlı yayılıyor’ uyarısı görmezden gelinmiştir.

COVİD-19 virüsüne yakalanma olasılığının fiziksel mesafeyi korumanın zor olduğu kalabalık, yoğun ortamlarda çok daha fazla arttığı da bilinmektedir. Bakanlıklar, hastaneler, adliyeler, vergi daireleri, Sosyal Güvenlik Kurumları, posta işlem merkezleri, iş ve işçi bulma kurumları, okullar başta olmak üzere kamu işyerlerinin büyük çoğunluğu yüzlerce hatta binlerce personelin ve hizmet almaya gelen vatandaşların yoğun olarak bulunduğu mekânların başında gelmektedir.

  1.  
  2. ÖLÜM KORKUSUYLA
  3. YAŞAMAK İSTEMİYORUZ!
  4.  

Tüm Türkiye’de olduğu gibi korona virüs Çorum’da da mesaide.  Korona virüs çorumda da sürekli canlar almaya devam ediyor. 5 Ekim 2020 tarihinden 15 Kasım 2020 tarihine kadar 45 gün içerisinde 200 ü aşkın hasta virüse yenilerek hayatını kaybetti.  Yapılan açıklamalara ve çalışmalara rağmen virüs Çorumda durdurulamıyor. 

Özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlarda, okullarda öğrenci ve öğretmenlerde,  sanayi bölgelerinde bulaş riski oldukça fazla ve buralardan virüs hızla yayılmakta.

Tedbirlerin yetersizliği covid- 19 a alınan önlemlerin uygulanamaması ve birçok etkenden dolayı virüsün yayılma hızında artış olması dikkat çekiyor. Dünyayı etkisi altına alan covid- 19 salgınında her geçen gün ölenlerin sayısı artarken, çorumda da son günlerde insanları korkutan ve tedirgin eden ölüm olayları yaşanıyor.

 

  1. ‘GİDİŞATIN ÖNÜNE
  2. GEÇİLEBİLMESİ İÇİN
  3. GEREKEN ADIMLAR
  4. ATILMALIDIR’
  5.  

Giderek daralan koronavirüs çemberi arasında sıkışan insanlar korkutan gidişatın önüne geçilebilmesi için gereken adımların atılmasını beklemektedir. İnsanlar ölüm korkusuyla yaşamak istememektedirler.

Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma hastanesinin yoğunluk nedeniyle gereksinimi karşılayamadığı, hastaların ilçelere yönlendirildiği iddia edilmektedir. Çürümeye terk edilen Eski Devlet Hastanesinin bir an önce hizmete açılarak vatandaşlarımızın mağduriyetinin giderilmesi gerekmektedir.

Her iş kolunun hatta her kamu iş yerinin kendi özgünlüklerinin gözetildiği çalışmaların yapılmasının COVİD-19’a karşı önlemlerin geliştirilmesine ve kamuda gerçek anlamda bir İSG’ nin hayata geçirilmesine daha güçlü katkılar sunacağı açıktır.

Salgın tehlikesinin ve ikinci dalga tehlikesinin sürdüğü koşullarda işyerindeki herkesi kapsayan ortak çalışmanın daha da genişletilerek sürdürülmesi gerekmektedir. Burada en önemli görev İş Sağlığı ve Güvenliği Kurul’larına (İSGK) düşmektedir.

6331 sayılı yasanın yürürlüğe girişinden bugüne sekiz yıldır ertelenen 6. ve 7. Maddelerinin bir kez daha ertelenmesinden kaçınılmalı, söz konusu maddelerin derhal yürürlüğe girmesi ile işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının da katıldığı İSGK derhal toplanmalıdır.        

İşyeri hekimleri, iş sağlığı ve güvenliği uzmanları veya sağlık personeli tarafından tüm personele COVİD-19 hastalığında görülebilen belirtileri tanıyarak gerekli önlemleri alabilmelerini sağlayacak İşçi Sağlığı ve Güvenliği (İSG) eğitimleri verilmelidir.

Özellikle önleyici ve koruyucu önlemlerin planlanmasında, risk değerlendirmesinde ve çözüm belirlenmesinde mutlaka sendikaların veya temsilcilerinin görüş ve önerileri alınmalıdır.

Yaşanan süreç ve işyerinde alınan önlemler hakkında tüm personel bilgilendirilmelidir.

Salgının yayılmasını engellemek için kamu işyerlerindeki yoğunluğu azaltmaya, fiziksel mesafenin korunmasını sağlamaya yönelik önlemeleri hayata geçirmek son derece önemlidir.

Başta aynı alanı paylaşan personel arasında olmak üzere çalışanlar ve hizmet alan vatandaşlar arasında plastik panellerin monte edilmesi, alanların, merdivenlerin bant ve şeritlere ayrılması gibi yöntemlere fiziksel engeller kullanılmalıdır.

İşyerinde fiziksel mesafeyi sağlayacak şekilde düzenlemeler yapmanın mümkün olmadığı alanlarda-mekânlarda İSGK tarafından yapılan öneriler doğrultusunda yüz maskesi takılması gibi ek koruma önlemlerinin alınması sağlanmalıdır.

Yoğunluğu önlemek için yemekhane ve dinlenme yerlerinin toplu şekilde kullandırılmasından kaçınılmalı, kademeli öğle yemeği ve dinlenme molaları uygulanmalıdır.

Mekanik havalandırılmalı binalar da dâhil olmak üzere tüm binalar düzenli olarak doğal yollardan (pencereler, kapılarak açılarak) havalandırılmalıdır.

Temizlik ve dezenfeksiyonda Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere yetkili makamlar tarafından onaylanan kimyasallar kullanılmalı, yüzey temizlemede elektrostatik sprey kullanımına öncelik verilmelidir.

Her işyeri Acil Durum Planında semptomların geliştiği durumlarda (ateş, öksürük, nefes darlığı başta olmak üzere) ve vakanın tespit edilmesi halinde hangi adımların atılacağı-prosedürlerin uygulanacağı konuları net olarak yer almalıdır.

Kontrol sağlayacak kişiler mutlaka cerrahi maske, tulum ve izole gözlük kullanmalıdır.

Tüm personele yaptığı işe ve karşı karşıya kalabileceği sağlık ve güvenlik risklerine uygun yeterli sayıda Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) ücretsiz olarak verilmelidir. Enfekte kişiyle temas halinde olan personel için test talep edilmelidir. Karantina süresini tamamlayıp işe geri dönenlerin sağlık durumu yakından takip edilmelidir.

Koronavirüs pandemisi sağlık risklerinden kaynaklı olarak tüm dünyada tehlikeye açık ve savunmasız durumda olanlar ve söz konusu durumdakilerle birlikte yaşayanlar başta olmak üzere tüm insanlarda endişe, korku, stres yaratmıştır.

COVID-19 ya da şüpheli COVID-19 tanısı alan ve buna göre tedavi gören sağlık çalışanlarının tüm sağlık giderlerinin %100 karşılanması, hiçbir katkı payının alınmaması ve geçici ya da kalıcı iş göremezlik durumunda tazminata hak kazanması, geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi, vefat durumunda hak sahiplerine gelir bağlanması için hastalığı meslek hastalığı olarak kabul edilmelidir. Aynı durumdaki sağlık çalışanları dışında kalan tüm personelin hastalığı ise iş kazası olarak kabul edilmelidir.

KESK olarak pandemi sürecinin en başından itibaren sendikaların görüşleri alınarak acil, kritik, kesintisiz yerine getirilmesi gereken kamu hizmetlerinin belirlenmesini ve bu alanlarda asgari sayıda personelin dönüşümlü çalıştırılmasını, söz konusu personelin kendisini güvende hissedebilmesi için alınması gereken tüm İşçi Sağlığı ve Güvenliği (İSG) önlemlerinin alınmasını buna ek olarak alt gelir gruplarını koruyucu önlemlerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini savunduk, savunmaya da devam ediyoruz.’/BSGMEDYA




Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın