• https://www.facebook.com/bsgmedya@hotmail.com
  • https://www.twitter.com/bsgmedya@hotmail.com

KAMPANYA DESTEK ÇAĞRISI

BİR KİTAP

SER-KA ORGANİZASYON

Eğitim Sen Şube Başkanı Ali Ekber Beyaz, 2022 bütçesinin Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaralarını saramayacağını söyledi

  1. 2022 BÜTÇESİ MEB’İN
  2. YARALARINI SARMAZ!
  3.  

 

22 Ekim 2021

Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Ali Ekber Beyaz, 2022 bütçesinin Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaralarını saramayacağını söyledi.

Beyaz; ‘1 milyon 200 binin üzerinde eğitim emekçisi, 18 milyona yakın öğrenciye hizmet veren Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) 189 milyar 11 milyon TL ayrılırken, MEB bütçesinin yüzde 81’ini personele yapılan zorunlu harcamalar (personel giderleri + sosyal güvenlik devlet primi giderleri) oluşturuyor.’ ifadesinde bulundu.

‘Bütçede aslan payını eğitime ayırdık’ dedikleri ödeneklerin tamamına yakını zorunlu harcamalara gideceğine dikkat çeken

Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Ali Ekber Beyaz, açıklamasında şunları dile getirdi:

‘Bütçe, ülke ekonomisinde bir yıl içinde toplanacak gelirleri ve harcamaları gösteren, gelirlerin kimlerden nasıl toplanacağının ve kimlere ne hangi alanlara kadar harcama yapılacağının önceden belirlendiği, iktidarın sınıfsal tercih ve kararlarını somut olarak gösteren ekonomik ve siyasal metindir.

2021 yılında 146 milyar 920 milyon TL olan MEB bütçesi, 2022 yılı için 189 milyar 11 milyon TL olarak belirlenmiştir.

2022 MEB bütçesi sadece zorunlu harcamaları karşılamak için hazırlanmıştır. İki yıla yakın süredir yaşanan öğrenme kayıplarını ortadan kaldırmak, kalabalık sınıf ve fiziki altyapı sorunlarını çözmek, eğitimin niteliğini artırmak ve Covid-19 salgını koşullarında yeni derslik ve eğitim emekçisi ihtiyacını karşılayarak yüz yüze eğitimi sürekli kılmak için bütçeden kaynak ayrılmamıştır.

1 milyon 200 binin üzerinde eğitim emekçisi, 18 milyona yakın öğrenciye hizmet veren Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) 189 milyar 11 milyon TL ayrılırken, MEB bütçesinin yüzde 81’ini personele yapılan zorunlu harcamalar (personel giderleri + sosyal güvenlik devlet primi giderleri) oluşturuyor.

‘Bütçede aslan payını eğitime ayırdık’ dedikleri ödeneklerin tamamına yakını zorunlu harcamalara gidecektir.

2022 MEB Bütçesinin Merkezi Yönetim Bütçesine oranı 2021’de yüzde 10,69 iken, 2022’de bu oran sadece yüzde 10,79 olmuştur. MEB bütçesinin milli gelire oranı 2021’de yüzde 2,6 iken 2022’de yüzde 2,4’e gerilemiştir.

Her fırsatta eğitime en çok payı kendilerinin ayırdığını iddia eden AKP hükümetleri döneminde, eğitim bütçesinin milli gelire oranı OECD ortalaması olan yüzde 6’nın yarısına bile ulaşmamıştır.

MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay 2002 yılında yüzde 17,18 iken, eğitim hizmetlerinin sunumu açısından çok önemli olan bu rakam 2009’da yüzde 4,57’ye kadar gerilemiştir.

4+4+4 sonrasında zorunlu olarak kısmen de olsa artışa geçen eğitim yatırımlarına ayrılan bütçe oranı, 2014 sonrasında yeniden azalmaya başlamıştır.

MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay 2022’de geçen yıla (yüzde 7,69) göre çok az artmış gibi görünse de 19 yıl önceki oranının hala çok gerisindedir.

 

  1. EĞİTİMDE TİCARİLEŞTİRME
  2. DEVAM EDECEKTİR!

2022 MEB bütçesinin bizlere gösterdiği en açık gerçek, eğitimde yaşanan yoğun ticarileşme sürecinin artarak devam edeceği, velilerin cebinden yapacağı eğitim harcamalarının belirgin bir şekilde artacağıdır.

Türkiye ile diğer OECD ülkeleri arasında kademeler düzeyinde yapılan eğitim harcamaları arasındaki farklılıklar her geçen yıl artmaktadır. Devletin eğitim harcamalarına yaptığı katkı yıllar içinde istikrarlı bir şekilde azalırken, hane halkının cebinden yaptığı eğitim harcamalarının payı artmaya devam etmektedir.

Türkiye’nin ‘eğitime en çok payı ayırıyoruz’ söyleminin gerçeği yansıtmadığını görmek için hane halkının cebinden yaptığı eğitim harcamalarının son 19 yılda ne kadar arttığına bakmak yeterlidir.

 

  1. EĞİTİM, DEVREDİLEMEZ
  2. VE VAZGEÇİLEMEZ
  3. KAMUSAL BİR HAKTIR!

Türkiye’de kamusal eğitim yıllardır adım adım tasfiye edilmekte, eğitime ayrılan kamu kaynakları oransal olarak her geçen yıl azalırken, hane halkının cebinden yaptığı eğitim harcamaları kademeli olarak artmaktadır.

Eğitim-öğretimin hukuken parasız olduğu ilkokulda velilerin ceplerinden yapmak zorunda kaldıkları eğitim harcamaları her geçen yıl artmakta,  veliler çocuklarını kimi zaman borçlanarak, kimi zaman bankalardan ‘eğitim kredisi’ çekerek, kimi zaman da gıda harcamalarından kısarak okutmak zorunda kalmaktadır.

Devlet okullarında paralı eğitim uygulamaları yaygınlaştıkça, en düşük gelir dilimindeki yüzde 20’lik kesimin gelirleri içinde eğitim harcamalarına ayırmak zorunda oldukları pay artmaktadır.

Devlet okullarında eşitsizlikleri derinleştiren örnekler, var olan toplumsal eşitsizlikler doğrultusunda okulları ayrıştırmaya neden olmakta zenginle yoksula ayrı ayrı ‘devlet okulu’, hatta aynı devlet okulu içinde gelir durumuna ya da başarı düzeyine göre farklı sınıflar oluşturulmasının önünü açmaktadır.

Yapılması gereken, kamusal kaynakların yine kamusal bir hak olan eğitim için, özel çıkarlar değil, toplumsal çıkarlar gözetilerek değerlendirilmesidir.

Ekonomik kriz gerekçesiyle eğitimden tasarruf yapılmamalı, bütün okullara ihtiyacı kadar ödenek ayrılmalıdır.

 

  1. 2022 MEB BÜTÇESİ TALEPLERİMİZ!

-MEB bütçesinin milli gelire oranı en az iki kat arttırılmalı, başlangıç olarak OECD ortalamasına (%6) çıkarılmalıdır.

- Kamu kaynaklarının özel okullara aktarılması uygulamasına derhal son verilmeli, özel okullara aktarılan kaynaklar devlet okulları için harcanmalıdır.

-Eğitim kurumlarının bütün ihtiyaçları salgın koşulları göz önünde bulundurularak yeniden güncellenmeli, bütün okullara ihtiyacı kadar ödenek ayrılmalıdır.

-MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay başlangıç olarak en az iki kat arttırılmalı, okul binaları ve derslik gereksinmesi karşılanmalı, eğitimi ticarileştirmeyi hedefleyen özel sektör, dini vakıf ve cemaatlerle yapılan ya da yapılacak olan her türlü ortak proje ve protokoller derhal iptal edilmelidir.

-Eğitim ve bilim emekçilerinin satın alma gücünde ve ücretlerinde yaşanan kaybın giderilmesi için maaşlarda yaşanan erimeyi karşılayacak oranda ek zam yapılmalı, ek gösterge 3600’e çıkarılmalıdır.

-Vergi diliminden kaynaklanan kayıplara son verilerek, ücretli çalışanlar için gelir vergisi oranı sabitlenmelidir.

-Ek ödemelerin tamamı temel ücrete ve emekliliğe yansıtılmalı, ek ders saat ücreti hesaplanırken bir öğretmenin aylık maaş tutarı esas alınmalı ve bu ücret gelir vergisinden muaf tutulmalıdır.

-Eğitim-öğretime hazırlık ödeneğinin, ayrımsız bütün eğitim ve bilim emekçilerine bir maaş tutarında ve yılda iki kez ödenmesi sağlanmalıdır.

-Sözleşmeli/ücretli öğretmenlik gibi her türlü güvencesiz istihdam uygulamasına, esnek, kuralsız ve angarya çalışmaya son verilmeli, sözleşmeli öğretmenlerin tamamı kadroya geçirilmelidir.

-2022 yılında aile ve çocuk yardımı başta olmak üzere, sosyal yardımlar sembolik olarak belirlenmekten çıkarılmalı, sosyal yardımlara günün koşullarına uygun ve ihtiyaç kadar artış yapılmalıdır.

-Öğretmen, akademik personel, memur ve yardımcı hizmetli açıkları kadrolu istihdam yoluyla kapatılmalıdır.

Bu bütçede işçi yok, kamu emekçileri yok, üretici köylü yok, küçük esnaf yok, gençlik yok, kadın yok. Biz Eğitim Sen olarak 2022 yılı bütçesinde bütün yok sayılanlarla birlikte demokratik ve halk için bir bütçe talebi ile mücadelemizi sürdüreceğiz. ‘/BSGMEDYA

 




Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

BSGMEDYA VİDEO

 
YAZI ÜRETİM A.Ş.
ULUSAL GAZETELER
NÖBETÇİ ECZANELER