Hasbelkader yerel ölçekte yazmaya çalışan bizim gibi yazar taifesi --onca yazarın çizerin bol olduğu bir kentte bizi de yazar takımına dahil ederlerse- olarak, doluya boşa yazarız.
-
- Gelene AĞAM,
- Gidene PAŞAM
- diyenin ANASI
- AĞLAMAZMIŞ! derler...!
-

- 801 NOTLARI
- Nihat KARALAR
-
-
-
- 19/02/2026
- Hasbelkader yerel ölçekte yazmaya çalışan bizim gibi yazar taifesi --onca yazarın çizerin bol olduğu bir kentte bizi de yazar takımına dahil ederlerse- olarak, doluya boşa yazarız.
- Zaman zaman kentimizin belediye başkanının icraatlarından, zaman zaman partilerimizin incilerine, bazen de mahallelerimizin içinde bulunduğu hallerden tutun da ülke gündeminden bize düşen konulara da değinmeye çalışırız.
-
- Gerçi ülke gündeminin hızına yetişemediğimiz için çoğunlukla izlemeyi yeğleriz.!
- ***
- Genelde bizlerin aklı her şeye erer!
- Aklımızın ermediği hiçbir olay, hiçbir konu yoktur!
-
- Hepimiz her konuda bilgiliyizdir.(!)
- Mümkünü yok, ‘bilmiyoruz’ diye bir sözcük yazmaz kitabımızda.!
-
- Oysa bir geriye dönüp bakabilsek, onca yanlışlarımız, onca hatalarımız olduğunu görebileceğiz.
-
- Ama nafile bizim kitabımızda ‘hatalardan/yanlışlardan ders çıkarmak gibi’ bir şey yazmadığından olsa gerek, ne hatalarımızı, ne yanlışlarımızı görebiliyoruz.
- Üstüne üstlük ‘Odunumun parası’ misali, ‘akıllı’ olduğumuzda ısrar etmekten de geri kalmıyoruz.
-
- Kısacası; hiç bir şeyden ders almak gibi bir alışkanlığımız olmadığı için hep aynı hataları yapmaktan da geri kalmıyoruz!
- Oysa öte yandan en doğal hakkımız olan en ufak bir olayda, süt dökmüş kedi gibi, köşemize çekilmekten, hiç bir şey olmamış gibi davranmaktan da geri kalmayışımız işin cabası..
-
- Hatta öyle bir şeye yeltenen olursa; ‘Hemşerim sen mi kurtaracaksın dünyayı?’ repliğini de yapıştırmaktan geri kalmıyoruz!
- Çünkü bize hep öyle öğretilmiş, öyle belletilmiştir.
-
- Daha kendimizi tanıdığımız andan itibaren önce anne ve babamız; 'Aman aman sen ol, etliye sütlüye karışma' diye uyarmış, daha sonra okulda ve hayatın tüm alanlarında aynı ‘uyarılar’ ile sık sık karşılaşmışızdır:
-
- -Etliye sütlüye karışmayacaksın.!
- -Sana ne elin üç keçisi, beş oğlağı.!
- -Bak, bilmem kimin oğlu veya kızı, aklının ermediği şeylere karıştı, şimdi başı beladan kurtulmuyor..
- -Sakın sen sen ol, ne ileri git, ne de geri de kal..
- Hep ortada ol..
- -Gelene ağam, gidene paşam dersen anan ağlamaz.!
***
- Hani biz çok akıllıyız ya, en doğal hakkımızı bile savunmada gösteremediğimiz beceriksizliğimize kılıf bulmakta da üstümüze yoktur.
-
- “Ne yapalım hemşerim, şimdi biz uğraşacağız. Sıkıntı çekeceğiz, birileri de ondan nasiplenecek..
- Öyleyse ben niye karışayım ki..” der işin içinden çıkarız..
-
- Elbette bugünlere kolay kolay gelmedik.
- Üzerimizden koskoca bir silindir geçti.!!
- Ve, bize hep ‘duyarsızlık, kayıtsızlık, adamsendecilik, nemelazımcılık’ anlayışı dayatıldı.
-
- Gelinen noktada; hepimiz bu tablodan memnun gibiyiz.
- Bir memnun olmayanlar ise aramızdaki ‘nesli tüketmek üzere olan kelaynak kuşlarıdır’
-
- ***
- Etliye sütlüye karışmadığımız sürece, ne başımız ağrıyor, ne de birisi öte git diyor.!
- Öyleyse “demokrasi, özgürlük, emek, hak, hukuk” demeye, ya da karşılaştığımız herhangi bir toplumsal konuda kafa yormaya, mücadele vermeye hiç mi hiç gerek yoktur!
-
- Çünkü bizim kitabımızda; hiç böyle şeyler (!) hiç yazmaz/yazamaz!
-
- Yazdığını sananlar veya düşünenler varsa; bize göre, onlar nesli tükenmiş kelaynak kuşlarıdır.
- Oysa bilmeyiz ki; bugün her şeye rağmen bir nefes alabiliyor, bazı demokratik haklarımızı kerhen de olsa kullanabiliyorsak, o ‘nesli tükenmiş kelaynak kuşları’ sayesindedir.
-
- ***
- Kim, ne söylerse söylesin veya yazarsa yazsın; eğer bu ülkede gerçek demokrasiyi kurmak istiyor, barış ve kardeşliğin egemen olduğu, insanın insanı sömürmediği, aşağılamadığı, herkesin eşit ve özgür olduğu bir düzenden yana isek, o ‘nesli tükenmiş’ gözüyle baktığımız kelaynak kuşları’nı çoğaltmalıyız.
- Hatta hepimiz birer ‘kelaynak kuşu’ gibi, sesimizi yükseltmeli, haksızlıklar, adaletsizlikler, yalanlar ve yanlışlar karşısında bir araya gelebilme cesaretini gösterebilmeliyiz.
-
- Çünkü bu ülkenin daha çok kelaynak kuşuna ihtiyacı vardır.!
- Gelin onlara el verelim, omuz verelim, güç verelim..
-
- Dün nasıl ‘Hepimiz Iraklıyız, Hepimiz Filistinliyiz’ diye alanları doldurmuşsak,
- Bugün de ‘Hepimiz Kelaynak Kuşuyuz, Hiç neslimiz tükenmeyecek’ diye haykırabilmeliyiz!
- Hayırlı Ramazanlar!!
|