Eğitim-İş Çorum Şube Yönetim Kurulu, Çorum Valisi Ali Çalgan’ı hukukun gereklerini yerine getirmeye davet etti.
-
-
-
- EĞİTİM-İŞ: HUKUK
- SÖZLE DEĞİL, İDARENİN
- İŞLEMLERİYLE KORUNUR!
-

- 6 Ekim 2026
- Eğitim-İş Çorum Şube Yönetim Kurulu, Çorum Valisi Ali Çalgan’ı hukukun gereklerini yerine getirmeye davet ederek, “Hukukun ayaklar altına alınmasına da, öğretmenin hakkının yenmesine de sessiz kalmayacağız” dedi.
- Eğitim-İş yönetimi, “İdarenin görevi hukuku kendi işlemine uydurmak değil, kendi işlemini hukuka uydurmaktır” ifadesini kullandı.
-
- “AYRICALIK DEĞİL; LİYAKAT,
- EŞİTLİK, ŞEFFAFLIK İSTİYORUZ”
-
- Sendika yönetiminin açıklaması şu şekilde:
- “Çorum Valisi Sayın Ali Çalgan göreve başladıktan sonra gerçekleştirdiğimiz nezaket ziyaretinde bizlere, görev süresi boyunca hukuka bağlı kalacağını, hukuk neyi gerektiriyorsa onu yapacağını ifade etmişti.
- Bir eğitim sendikası olarak bu sözleri son derece önemsemiştik. Çünkü kamu yönetiminde bizim talebimiz ayrıcalık değil; liyakat, eşitlik, şeffaflık ve her koşulda hukuka bağlılıktır.
-
- Ancak bugün geldiğimiz noktada, Çorum Valiliği sorumluluğunda yürütülen Spor Liseleri ile Güzel Sanatlar Liselerinin Beden Eğitimi, Müzik ve Görsel Sanatlar öğretmenlerinin seçim ve atama sürecinde yaşananlar, o gün dile getirilen hukuk vurgusuyla ciddi biçimde çelişmektedir.
-
- MEVZUAT “EN AZ 10 GÜN” DİYOR!
-
- Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, atama yapılacak alanlar, kontenjanlar, başvuru süresi ve sınavla ilgili hususların başvuru tarihinden en az 10 gün önce duyurulmasını öngörmektedir.
-
- Bu hükmün amacı açıktır:
- Öğretmene başvuru koşullarını inceleyecek, belgelerini hazırlayacak, eksiklerini tamamlayacak ve sınava hazırlanacak makul bir süre tanımak.
-
- Oysa Çorum’da yürütülen süreçte bu güvencenin öğretmenler açısından fiilen sağlanmadığına ilişkin ciddi hukuki itirazlarımız bulunmaktadır.
- Ortada yalnızca bir tarih veya takvim hatası yoktur.
- Ortada, öğretmenlerin başvuru ve adil değerlendirilme hakkını doğrudan etkileyen bir süreç vardır.
-
- Kimi öğretmenlerimiz duyurudan zamanında haberdar olamamış, kimi öğretmenlerimiz başvuru için yeterli hazırlık süresi bulamamış, kimi öğretmenlerimiz ise dosya ve çalışmalarının eksik ya da hatalı değerlendirildiği yönünde ciddi itirazlarını sendikamıza iletmiştir.
- Bunun yanında kılavuzdaki maddi hatalar ve çelişkiler ile değerlendirme ve uygulama sınav komisyonunun mevzuata uygun oluşturulup oluşturulmadığına ilişkin hususlar da tarafımızca hukuki incelemeye alınmıştır.
-
- “SAYIN VALİYE SORUYORUZ:”
-
- Göreve başladığınızda bizlere ifade ettiğiniz “Hukuk ne diyorsa onu yapacağız” anlayışı bugün de geçerli midir?
- Geçerliyse;
- Yönetmeliğin açık hükümlerine neden uyulmamıştır?
- Öğretmenlere tanınması gereken yasal süre neden tanınmamıştır?
- Kılavuzdaki maddi hatalara ve çelişkilere resmi olarak itiraz etmemize rağmen süreç neden devam ettirilmiştir?
-
- Değerlendirme ve uygulama sınav komisyonlarının hangi usulle oluşturulduğu kamuoyuna neden açıkça ortaya konulmamaktadır?
- Ve en önemlisi:
- Bu süreç nedeniyle hak kaybına uğrayan öğretmenlerimizin hakkını kim teslim edecektir?
-
- “HUKUK, İDARENİN
- KEYFİNE GÖRE
- UYGULANACAK BİR
- TERCİH DEĞİLDİR”
-
- Bir yönetmelik yayımlanmışsa idare de o yönetmelikle bağlıdır.
- Mevzuat öğretmene bir hak tanıyorsa, idare “nasıl olsa süreç başladı” diyerek o hakkı ortadan kaldıramaz.
- İdarenin görevi hukuku kendi işlemine uydurmak değil, kendi işlemini hukuka uydurmaktır.
-
- Biz Eğitim-İş olarak bu süreçte hak kaybına uğrayan üyelerimizin hukuki durumlarını tek tek inceliyoruz.
- Gerekli idari başvuruları yapacağız.
- Bilgi ve belgeleri talep edeceğiz.
- Ve gerektiğinde bu işlemleri idari yargının önüne taşıyacağız.
- Mahkeme önünde hukuki hesabını elbette soracağız.
- Ancak mesele yalnızca mahkeme salonlarından ibaret değildir.
- Eğitim emekçilerinin de bu soruların cevabını bilmeye hakkı vardır.
-
- “ÇORUM VALİLİĞİNDEN
- AÇIKLAMA BEKLİYORUZ!”
-
- Sayın Valiye ve Çorum Valiliğine çağrımızdır:
- Öğretmenlerin hakkının zedelendiğine ilişkin bu kadar ciddi iddia ve hukuki itiraz ortadayken sessiz kalmayın.
- Sürecin hangi hukuki gerekçelerle bu şekilde yürütüldüğünü kamuoyuna açıklayın.
- Varsa yapılan hatayı kabul edin ve mağduriyetleri yargı kararını beklemeden idari yollarla giderin.
-
- Çünkü hukuk devleti, vatandaşın her hukuksuz işlem karşısında yıllarca mahkeme kapılarında hak aramak zorunda bırakıldığı devlet değildir.
- Hukuk devleti; idarenin hatasını gördüğünde düzelttiği, hukuka aykırılığın üzerini örtmediği ve kamu görevlilerinin hakkını koruduğu devlettir.
- Biz ilk ziyaretimizde verilen sözü unutmadık:
- “Hukuk ne diyorsa o.”
-
- Bugün bizim talebimiz de bundan ibarettir.
- Ne ayrıcalık istiyoruz ne de kimseye imtiyaz.
- Hukuk ne diyorsa onu yapın.
- Öğretmenlerimizin hakkını teslim edin.
- Eğitim-İş olarak bu sürecin hem hukuki hem de kamuoyu boyutunun takipçisi olacağız.
- Hukukun ayaklar altına alınmasına da, öğretmenin hakkının yenmesine de sessiz kalmayacağız.” /BSGMEDYA
|